Uzmanlardan Korkutan Açıklama: Her Yıl 400 Bin Kişiye Kanser Tanısı Konulabilir

Türkiye’de kanser tehlikesi hızla artıyor. Uzmanlar, 2040 yılında Türkiye’de her yıl 400 bin kişiye kanser tanısı konulabileceğini söyledi. Kanser kontrol planı oluşturulması gerektiğini vurguladılar.

Uzmanlar, bilimsel gelişmeleri tartışmak için Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği tarafından 2 yılda bir düzenlenen Ulusal Radyasyon Onkolojisi Kongresi’nde bir araya geldi.

Kongrenin basın toplantısında kanser konusuna değinen 15. Ulusal Radyasyon Onkolojisi Kongresi Başkanı Prof. Dr. Gökhan Özyiğit, kanserin Türkiye’de en önemli halk sağlığı problemlerinden biri olduğuna işaret ederek, “2040 yılında ise ülkemizde her yıl 400 bin yeni kanser tanısının konması ve kansere bağlı ölümlerin de yüzde 85 oranında artış göstererek 233 bine yükseleceği tahmin edilmektedir.” dedi.

Özyiğit, Türkiye’de her yıl yaklaşık 234 bin yeni kanser tanısı konulduğunu ve 126 bin kanser hastasının hayatını kaybettiğini dile getirdi.

Her gün çıkan kanser tedavisi bulundu haberlerine tepki gösteren Özyiğit şunları söyledi:

“Henüz böyle bir kanser tedavisi yoktur. Bununla beraber birçok kanser türünde tedavi zaten mümkündür. Dahası birçok kanseri önlemek de mümkündür. Yani çözümün önemli bir kısmı aslında gözümüzün önündedir. Kanser ölümleri ülkelerin ekonomik ve bilimsel gelişmişlik düzeyi ile çok yakından ilişkilidir. Bu açıdan bakıldığında kanser ölümlerinin yüzde 70’i düşük ve orta gelir seviyeli ülkelerde gözlenmektedir. Kanser tedavisi pahalıdır, üst düzey teknoloji gerektirir. Bu nedenle bilimsel olarak gelişmiş ve ekonomik açıdan refah düzeyi yüksek ülkelerde birçok kanser türünde kanser kontrol programları başta olmak üzere, güncel cerrahi, modern radyoterapi teknikleri ve sistemik tedavilerle tam şifa mümkündür. Bugün Avustralya rahim ağzı kanserini bir aşı ile kıtadan yok etmek üzeredir. Öte yandan ülkemizde halen HPV aşıları gündemde bile değildir.”

15. Ulusal Radyasyon Onkolojisi Kongresi Bilimsel Sekreteri Prof. Dr. Hüseyin Cem Önal da kanserde tedavilerin doğru bir şekilde devam edebilmesi için ileriye dönük bir planlama yapılması gerektiğini söyledi.

Önal, “Radyoterapi uygulamaları üst düzey teknolojik donanım ve aynı zamanda donanımlı ekip gerektirmektedir. Ancak bu istihdamın yeterli bir şekilde yapılması, ülkemizdeki merkezlere eşit bir şekilde dağıtılması ve aynı zamanda etkili bir şekilde uygulanması gerekmektedir. Bu nedenle, ülkemizdeki radyasyon onkoloji merkezlerini belli başlı bölgelerde değil, ülkenin bütün kısımlarına eşit bir şekilde dağıtılması gerekmektedir. Ayrıca istihdam fazlalığının önüne geçebilmek için de, kontrol mekanizmalarının etkin bir şekilde çalışması ve konu ile ilgili kişiler tarafından da bir takım düzenlemeler yapılması önemlidir.” dedi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x